13 Ağustos 2012 Pazartesi

Balkon'da Davul Sefası

Ramazan ayına karşı her zaman bir hassasiyetim olmuştur. Sanırım yetiştiriliş meselesi, Ramazan dedin mi ciddileşir konu benim için. Öyle güzel ramazan hikayelerim de yoktu ha. Hani o büyük sofralar, akraba ziyaretleri, işte sahura kalmalar falan. Yaşamadım onları ben. Benim ramazanlarım yalnız geçer, uzun yıllardır böyledir yani ...

Tabii ramazan deyince de akla davulcu gelir. Genelde son yıllarda onlara karşı bir aşağılama görüyorum, hep bir dalga geçme. Halbuki ne kadar zor bir iştir, empati kurdunuz mu hiç ? Gecenin bir vakti, ailenle sahur yapmak varken sokaklarda davul çalıp, yüzyıllardır süregelen bir geleneği devam ettirmek, belediyelerin, muhtarlıkların ihalelerine girip belli bir nakit para koyup da hak kazanmak, 2 gram bahşiş( ki veren de artık yok ya da onlarına yerine "çalan" çok), peşinden koşan köpeklere, sen sahur yaparken aç aç dolaşıp gecenin içindeki ne kötülük varsa aldırış etmemek, serserisine, gürültü etme be adam diyene, sosyal paylaşım sitelerinde arkandan sövdürenlere ... Tüm bunlara rağmen işini yapmak demek davulcu.

Hep saygıyla yaklaştım onlara, kış geceleri üzülürdüm özellikle. Tekim ya ben, arada termosla çay verirdim, iki dakika sohbet ederlerdi benle. Nasıl mutlu olurdum, sahur vakte konuşcak birileri, yaşım 14 -15 ama kaale alırlardı beni ...

Bu gece yine balkonda takılırken, bahşiş turuna çıkan mahallemizin davulcusu siteye geldi. Hemen koştum içeri bahşişimi hazırladım, bir kaç parça da bişey var mı diye bakındım dolaptan. Her neyse abimiz geldi, "Abi bir bakar mısın ? - Buyur gülüm ? - Abi buyur, helal et hakkını " ... 10 saniye suratıma baktı, belli ki bu yıl daha da azalmış bahşiş veren, bir tebessüm peydah oldu ki ben de zaten eridim gittim. Keşke daha fazla verebilseydim abi dedim. Döndü, Allah razı olsun hayırlı ramazanlar kardeşim dedi. Baktım gidiyor ...

"Gel abi gel, 2 çay içelim üşüdün belki". Bir insan bu lafa mı hasret kalır ? Belki de kalır, bilinmez ... Bizimkisi kalmış ama, çay adetim yoktur aslında ama işte demlerim ramazanda, aile alışkanlığı işte ... Her neyse başladık muhabbete, abinin asıl mesleğine, çoluğuna çocuğuna, kaç yıldır bu işi yaptığına vb. türlü şeyler konuştuk. Ben de anlattım bir şeyler abiye, dinledi, yaşına istinaden öğütler verdi. Sabaha kadar dursak dururduk sanırım. Ama mahallede ev çok belki 2 3 tane daha "gelenekçi" biri çıkar diye yoluna devam etti.

Bana ne mi kaldı bu gece ? Yarım saatlik davul sefası ve ramazan hatıralarımın canlanması sanırım ... Sonra bu şarkıyı hatırladım. Çok şey anlatır oldu, ben anlatmayayım dedim. Buyrun dinleyin, ben anlatmaya devam etmişim sayın ...


1 yorum: