6 Ağustos 2012 Pazartesi

Benden nefret ettiğini biliyorum ...

Türk insanıyız kanımız doğamız varımız yoğumuz mayamız hamuruz börtümüz kuşumuz papağanımız vb. konuşmayı biz çok severiz. Hele yolculuklarla, dükkanlarda, alışverişlerde ve telefonlarda. Öyle böyle değil, otobüste biri yanımıza otursun tamam başlarız "ee yolculuk nereye ?, yaş kaç ?, okuyor muyuz ?, " ya da misal berberde " ee bilader üniversite okuyor muyuz ?, dünkü maçı izledin mi?, ee anlat bakalım biraz hocam bişeyler" gibi ifadelerimiz meşhurdur. Heh işte sizin en büyük düşmanınız benim. Ben konuşmuyorum sizinle. Vallahi bak. Hakkaten konuşmuyorum. Hani bir yerlerden adımı falan duyun da sonra otobüste yanımda mal gibi kalmayın diye bunu yazıyorum şimdi. Yıllardır konuşmuyorum kimseyle otobüs yolculuklarında, samimiyetsiz geliyor. Hocam ben seni bir daha ne zaman görücem ki sana gelecek planlarımı ya da haftasonu naptığımı anlatayım. Niye böyle bir beklentin var ? Yol arkadaşı diye bir kavram sadece yan yana koltuklarda giden yolcuların arasındaki buzlar erisin diye konmuştur bu kadar basit. Yol arkadaşı asker arkadaşı, lise arkadaşı, oda arkadaşı, ev arkadaşı gibi kavramlar ile eşdeğer değildir bunu anlayalım lütfen. Sonra Bursa-İstanbul hattı boyunca canın sıkılıyor ben konuşmuyorum seninle diye tripler atıyorsun ben de üzülüyorum sana ama ne yaparsan yap yine konuşmam. Beni bir daha görmeyecek olduğun için de sana koymasın bu. Hani yol arkadaşın benim gibi çıkabilir bu da sana koyabilir hesabı. Lütfen yani. Gelelim berbere. Abi zaten berber ortamı gergin ortam sürekli bir aynaya bakıyorsun ve kafanın dibinde bir abi işini icra ediyor. Adamla gayri ihtiyari göz temasından kaçınıyorsun, ulan enseler nasıl oldu acaba diye bakıyorsun hop bu sefer de kalfa çıkıyor. Hocam da işini öğrenmek için bakıyor tabii nasıl kesiliyor falan diye ama o göz temasları geriyor hakkaten. Bi de muhabbet açmak için çabalar harcanıyor, bildiğin birer cümlelik konuşmalar geçiyor. Soru cevap gibi yahu. Hatta Evet-Hayır yarışmasına dönüyor bir noktadan sonra. E konuşacak bişey kalmıyor ki en iyisi zorlamamak lazım. Biliyorum sen de benden nefret ediyorsun, "mahkeme suratlı bir müşteri geldi bugün bir kelime konuşmadı adam yahu" diyorsun yancılarına ya da patrona. De hocam sen de de. Esnafların ve otobüs yolculuklarının belalı adamıyım ben, konuşmam sizinle, bak otobüste çözüm basit kulaklık+müzik tamam hadi selametle. Berber için bulucam bir çözüm, sanırım ilk güneş gözlüğü ile başlıcam sonrası da gelir. Heh şimdi ben bunu yazdım ya, ulan manyak mısın sen diyenler için şu şarkıyı dinleyelim diyorum.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder