19 Aralık 2012 Çarşamba
There's not a second goes by when I'm not thinking of you in some way. I want to see your face, feel your hands in mine, feel you against me. But I know that will never be, you left me and I can't get you back. I move like I imagine the damned do, cursed. And I feel like it's only a matter of time. I don't know why I'm writing this, I don't know what can come of it. I know I can't get you back.
I don't know why this has happened to us. I feel like it's me, bad luck, poison. And I've stopped doing this world any real good.
Once more into the fray. Into the last good fight I'll ever know.
Live and die on this day. Live and die on this day.
16 Aralık 2012 Pazar
Her şey bitebiliyor. Biten şeyler hep acıtıyor. Neden bitiyorlar ? Neden bitmek zorunda kalıyorlar ? Neden insanın gücü bazı şeylere yetmiyor ? O yetmediği şeyler niye en çok yıkan oluyor ?
Anlaşılan tekrardan çukura dönüyorum. Yine bir savaş hatırası, yine ruhuma işlenen bir acı.
Sigarası olan varsa yaksın benim yerime...
Yine dönüyorum ...
Sanırım ait olduğum yer orası.
Karanlık.
Sessiz.
Yalnız.
Bir daha çıkmamak üzere dönüyorumdur umarım. Bir daha çıkacak enerjim de kalmadı zaten.
Son kez aranızdaydım. Umarım güzel bir şov sunmuşumdur.
Ben tekrar dönüyorum çukuruma. Ait olduğum tek noktaya.
Sigarası olan varsa yaksın, çünkü ben ilk iş yakıcam bir tane.
Eee akciğerlerim özlemiştir.
Karaciğere gelince...
Sana en büyük ziyafet var dostum...
İç içebildiğin kadar.
Çukurda bize huzur var.
Karanlık sarsın yine etrafımı. Batman olayım kendi gotham'ımda.
Bu şehirden de kovulduk. Halbuki kahramanları niye kovuyorlar ?
Bir yaverim olsa ya da Robin'im iyi olurdu. Hoş how i met your mother gibi bir robin tecrübesi var zaten ama boşver gerek yok robin'e.
Gülümsemem için de bir sebep kalmadı artık. Alışın bana yine.
Merhaba ...
Ben geldim.
Tanıştırayım. Karanlık ve Ben. Jack ve Lm.
Merhaba çukur. Yine ben...
Anlaşılan tekrardan çukura dönüyorum. Yine bir savaş hatırası, yine ruhuma işlenen bir acı.
Sigarası olan varsa yaksın benim yerime...
Yine dönüyorum ...
Sanırım ait olduğum yer orası.
Karanlık.
Sessiz.
Yalnız.
Bir daha çıkmamak üzere dönüyorumdur umarım. Bir daha çıkacak enerjim de kalmadı zaten.
Son kez aranızdaydım. Umarım güzel bir şov sunmuşumdur.
Ben tekrar dönüyorum çukuruma. Ait olduğum tek noktaya.
Sigarası olan varsa yaksın, çünkü ben ilk iş yakıcam bir tane.
Eee akciğerlerim özlemiştir.
Karaciğere gelince...
Sana en büyük ziyafet var dostum...
İç içebildiğin kadar.
Çukurda bize huzur var.
Karanlık sarsın yine etrafımı. Batman olayım kendi gotham'ımda.
Bu şehirden de kovulduk. Halbuki kahramanları niye kovuyorlar ?
Bir yaverim olsa ya da Robin'im iyi olurdu. Hoş how i met your mother gibi bir robin tecrübesi var zaten ama boşver gerek yok robin'e.
Gülümsemem için de bir sebep kalmadı artık. Alışın bana yine.
Merhaba ...
Ben geldim.
Tanıştırayım. Karanlık ve Ben. Jack ve Lm.
Merhaba çukur. Yine ben...
15 Aralık 2012 Cumartesi
Kederlendim ben yine
Ben kederlenmeyi çok seven hatta alışkanlık haline getirmiş bir canlıyım. Hayatımda çok sorun olmadığı anda bile kederlenirim, başkalarının acılarını abzörve eder onlarla üzülür, bunların hiç biri olmuyorsa bir şekilde bir şey hatırlar ve keder tutarım. Yosun tutmak gibi bişey işte kurcalamayın orasını.
"Bencil değilimdir" derim hep, aslında baya bencil olduğumu görürüm hayatında içindeki eylemlerde. "Şükrederim" derim, aslında etmediğimi görürüm. Bunun gibi benzeri şeyleri söylerim ama sonrasında tam tersi istikamette olduğumu görürüm. Klasik bir insanım işte, hataları, kusurları olan, bir insan.
Bu blog her ne kadar kireç tutmaya başlasa da yine de son günlerde aklıma daha çok gelmeye başladı. Sanırım yaşayacağım düşünceleri olayları hisseder olmuş. Bugün ben depresiftim. Hava kötüydü zaten, dışarıya da çıkmamıştım yine. Yalnızlığı çok sevmeye devam edip, kendimi yine pc nin başına atarak başladım yeni güne. Aslında ne zaman gün bitiyor ne zaman başlıyor ya da ben bunun neresinde aktif moda geçiyorum bilmiyorum uzun zamandır. Ehh çok da koymuyor zaten. Her neyse, yine pc nin başındayken ve kendimi üzgün olduğuma inandırırken bir haber aldım...
Haberleri sevmem ben, tv de olunca gerilim yüklü oluyorlar, telefondan gelince can sıkıyorlar, yüz yüze söylenince de moral bozuyorlar. Facebook'tan gelince ne oluyor kısmını bugün gördüm işte, özet olarak bir arkadaşım bana üniversiteden bir arkadaşımın babasının vefat ettiğini söyledi. O anda bir duraksadım, bir evlat babasını kaybetmişti. Bencilim işte, önce aklıma babam geldi, aramızdaki tartışmalar, gerginlikler vb ...
Hatalı olduğumu hissettim, ne olduysa oldu ama hatalıyım dedim. Sonra annem geldi sonra ablam, sonra da sevdiğim ve sevdiklerim ...Bugün ben olabilirdim o arkadaşımın yerinde, benim canım kopabilirdi ... Ne yapacağımı bilemez oldum. Sonra gün ilerledi, kimilerinin paydos saati geldi, kimileri ise yeni başladı. Ben ise olduğum yerden yine devam ettim rutin hayatıma. Ve sonra ...
Yine eskilerden biri geldi, durduk yere, davet edilmeden geldi işte. Bir hastalık haberi daha aldım... Duygusal yapım zaten belli bir sallantıdayken, bu haber gerçekten acıttı. Sevdiğim biriydi çünkü, çaresizdi belliydi. Anlattı bişeyler daha kötü oldum, hastalığını araştırdım, google da vikipedia da surf üstüne surf yaptım ve sonra aklıma bugünkü müzik geldi. "What must be done" ... O epik sahne ve Brad Pitt'in ölümünü bekleyişi.
Saatlerce konuştum onunla, nasihat verdim, maddeler yaptık beraber, sanki bir komutanmışım da askerimle beraber sahada son kurşunumuz kalmış ve ona gülümsemesini istermiş gibi hissettim. Beraber gülümsedik. Konuştuk rahatladık. Ben onun acısını aldım paylaştım işte iyi oldu güzel oldu. Savaşıcak artık bunun sözünü de verdi. Bana bu yetti.
Once more into the fray
Into the last good fight I’ll ever know
Live and die on this day
Live and die on this day
Gün yine bitti sanırım. Bilmiyorum ya da yeni başlıyor. Kafamda o kadar çok şey var ki, yazamadım bile çoğunu. Bir sigara iyi giderdi, bir kadeh viskiyle. Kimi kandırıyorum ... 1 paket sigara ve 1 şişe viski gerek bu bünyeye. Tıpkı kısa bir zaman öncesi gibi. Dejenerasyon sürecim devam etmekte, maalesef ne sigara içiyorum artık ne de alkol. Bu da canımı sıkmıyor değil. Her neyse olan olmuş artık.
Ben ne anlattım size bilmiyorum. Ne anlamanız ve çıkarmanız gerektiğini de bilmiyorum. Ama biraz akıl varsa ya da kırıntısı kaldıysa ... Hayata sarılın. Hayata inat yaşayın. Sevdiklerinizin kıymetini bilin. Kimseyi kırmayın üzmeyin. Ailenizle küs kalmayın. Kusur etmeyin kimseye. Bugün onların son günü olabilir. Bugün sizin son gününüz olabilir. Bunu unutmayın. İyi biri olun anlıcağınız. Bahane üretmeyin hayat zor, stresim var, işte hayat beni buna zorladı. Yapmayın kendinizi kandırmayın. Elinizdeki tek şey olan zamanı iyi kullanın.
Bugün de vakit geldi. Benim gitmem gerekiyor...
Son sözler olsun. Gelin kolay yolu değil de zor yolu seçin, onurunuzla, cesaretinizle yaşayın. İyi bir insan olun. Kendiniz için yapın bunu da.
Not: Şarkıya replay tuşu koymuş gibi hareket ederseniz yazdıklarım biraz da olsa hissiyat kazanabilir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)