15 Mart 2013 Cuma

Don't that picture look dusty ?






Her bir günün bir saniye gibi geçtiği bir evre vardır insanın hayatında ya da en azından ben öyle bir şeyin varlığına inanıp kendimi teselli ediyorum. Hayat arayışlar ile devam ediyor, ruh eşi arayışı, para, sağlık, huzur, mutluluk, ideallerin gerçekleştiği, hayallerin doruk noktasına ulaştığı, yüzünden gülümsemenin eksik olmadığı bir arayış. Buna benzer bir şey işte.

Hayat öyle bir hala gelmiş ki, insanlara garip ceketler giydiriyor hiç hazır olmadıkları halde. Kimi insanlar ne yüklerin altına giriyorlar hiç de haketmedikleri halde.

Hayat istenildiği gibi gitmiyor yani açıkcası.

Sen aradıkça birileri ya da birşeyler seni buluyor. Başta kabul ediyor sonrasında ise sıkılıyor, bunalıyor, yoruluyor ve yahut sadece gıcıklığınaö  vazgeçiyorsun. Örnekleri siz verin doldurun bir şeylerle işte. Eminim ki bir tınısı var bu söyledikleriminn sizlerde, kulaklarda, ellerde veya gözlerde, belki de dudaklarda, akıllarda veya hatıralarda.

Bu blok çok manidar benim için. Ne zaman bir şeyler yazmak istesem saat hep 05.00 ve sonrası oluyor, ilk başlarda sadece basit bir mana yükleyerek uykusuzluğum ile bağdaştırıyordum bunu. Artık farklı bir anlam yüklemeye başladım sanırım buraya. İnsanların çoğu daha uyanmak üzereyken, benim gibileri ise daha yatağa girmemişken, o iki hattın tam ortasında kalan cümleler ve düşünceler bunlar sadece.

Herkes aynı şeyi düşünüyor aslında. Hayatım nereye gidiyor ? Mutlu muyum ? Yarın ne olacak ? Acaba beni aldatıyor mu ? Ne zaman birini bulabileceğim ? Acaba doğru mu yaptım ? Acaba yanlış mı yaptım ? ....

Düşünüyor da yanlış. Aslında herkes aynı şeyleri soruyor. Nöbetleşe sadece, bir grup insan yanlışlarını düşünüyorken, bir grup insan hayallerini sorguluyor... Sonra yer değiştiriyorlar... Saat gibi tıkır tıkır işliyor hayat. Sizin yerinize, haberiniz bile yokken.

Hayatınızın kontrolünün bu kadar sizde olduğu fakat ironik şekilde de bu kadar çaresiz olduğunuz bu hayat, her gün sıfırlanıyor ve tekrar başlıyor. Siz de her gün tekrar başlıyorsunuz veya kaldığınız yerden devam ediyorsunuz.

Farklı insanlar var hayatta, kimileri kabulleniyor hayatı, kucaklıyor, sorgulamıyor ya da kasmıyor kısaca... Kimileri de ise kendilerini yiyorlar defalarca, her gün, her hafta ve her ay.. Keşke otursak da her bir insan evladını dinleyebilsek... Nasıl hayat sırayla işliyorsa, biz de böyle bişey yapsak. İhtiyaçlarına kulak versek. Sadece dinlesek yeter belki de.

Hmm... Anlaşılan bugün ben de ütopyacılar grubundayım, güldürdüm kendimi , şukumu da verdim.

24 yılın birikimi, ne buraya sığar, ne ses telleri yeter, ne de anlatmaya kelimeler kafi gelir. Şu hayatta şunu öğrendim... diye başlayan kalıp bir cümle edinemedim ne yazık ki. Buna en yakın cümlem ise, şu hayat her gün şaşırtmaya devam ediyor.. Eh işte bunu bulabildim, sorduğum soruların hiç birine cevap vermese de, ne bir viskinin ne de bir türk kahvesinin yapabildiği etkiyi yapamasa da... Ben bunu öğrenebilmişim...

Hayatıma uygularsak bunu. Ne güvenmek lazım birine veya bir şeye, ne de kendini kilitli tutmak , ne umutlar ile yaşamak lazım ne de karanlıklara gömülmek... Bugün gülüyorsam, ertesi saniye ağlayabileceğimi öğrendim ben.

Bugün kaybettiysem, yarın da galip gelebileceğimi...

Bugün sevdiysem, yarın da üzülebileceğimi...

Kısacası kadınları bile anlayabilsem de hayatı asla anlayamayacağımı öğrendim ben.

Ne sağı belli ne de solu, ne de bir orta yolu var ( Burada ne yaptım gördünüz değil mi ;) )

Bugün yaşıyorsam...

Sanırım hala kardayım, ne olursa olsun, hala devam edebiliyorum neye devam etmem gerekiyorsa.

En zor soruların ve yahut karambollerde kalmanın çözümü, olaya en basit pencereden bakabilmekten geçiyor. Kriterler ve faktörler anlamsız olabiliyor. Bir şeyi ne kadar enine boyuna düşünürsen düşün, değerlendirmeler yapıp varsayımlar arasında boğulmaya çalışırken, belki de cevap herkesin bildiği fakat aklına getiremediği kadar korktuğu şeydir.

"Ne yaparsan yap, ne olacağını asla bilemezdin, bilemiyorsun ve bilemeyeceksin."

Bugün de yaşayanlara o zaman, her nerede yaşıyor ve yaşatılıyorlarsa...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder