Herkesin kendince bir mabedi vardır. Her şeyden uzaklaşabildiği, tüm dertlerini ve sorunlarını, sessizce değil de içinden geldiği gibi hıçkırarak ağlayabildiği ya da saatlerce kahkalarca gülebildiği, hayaller içinde yüzüp, geçmişinin gölgesinden kurtulamadığı bir yerdir orası. Saydığım ve unuttuğum her şeye yer vardır. "Neden" ve "Bence" kelimelerine yer yoktur. Orası sadece o kişiye ait bir yerdir.
Gizlidir, saklıdır, tenhadır, göz önündedir, loştur, aydınlıktır, canlıdır, karanlıktır ... Dekorasyon ve dizayn andan ana değişebilir o yüzden stabil bir yer değildir tabii. Kimi zaman yakındadır kimi zaman uzakta. Öyle garip bir yerdir işte.
Çok da iyi korunur, güvenlik önlemleri çok yüksektir. Herkes içeriye alınmaz yani öyle, hatta "ayakkabı ile girmeyin lütfen" diye tabela koymayı bile düşünür mabedin sahibi. Gün gelir o mabede başkasını da sokar, izin verir ve paylaşmak ister. Bu bilinmeyen misafir bir anda oraya yerleşir, merkez olmaya başlar. Mabedin kuralları değişir, önemi azalır ya da artar. Dedim ya mabed değişkendir işte.
Mabedin sahibi mutludur, her şeyde uzaklaştığı yere, bir kişi sokmuş onunla hayaller kurmaya başlar. Ayakkabı kuralı o misafir için geçerli olmamaya başlar hatta. Çünkü o kişi mabed kadar önemli hatta ondan da önemlidir.
Yıllar, aylar, haftalar, günler ... Geçer durur ya da geçmez durmaz, düşmez de kalkmaz bilemiyorum.
Senaryo 2'ye ayrılıyor. Birisi yönetmenin özel finali, diğeri ise izleyenler ile paylaşılan final. Mabedinizin finali sizin elinizde, kimisinin ki iyi, kimisinin ki kötü bitiyor. Benden size tavsiye, mabed dediğiniz yerin ya da şeyin kıymetini sizden daha iyi kimse anlayamaz. O mabed sadece özel olmalıdır, çünkü adı bunu gerektirir. Hayat bilinmezlikler ile dolu, ne zaman yalnız olup olmayacağımıza dair bir bilgimiz yok. İyisi mi siz o yüzden "Ayakkabı ile girmeyin lütfen." tabelasını asın ve hiç indirmeyin mabedinizin üstünden, nolur nolmaz, bıraktığınız gibi kalsın, ha bir de lütfen yedek anahtar yaptırmayın ;)
Paylaşmayın diye demiyorum ha, sevmeyin falan da diye değil. Kesinlikle öyle bir iddiam yok. Ben sadece insanların herkesten uzak bir kaçış noktası olması gerektiğine inanıyorum. Onu da korumaları gerektiğine de tabii.
İşte o yüzden, mabedlerimizi koruyalım, korumayanları uyaralım. Esen kalın efendim...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder