20 Kasım 2012 Salı

Ben başlık bulamıyorum ya :/




Babam ile çocukken aram daha iyiydi. Bunun sebebini kimi zaman tatlı bir velet olmama kimi zaman ise türk oto sanayisinin özellikle tofaş'ta bütünleşen aylık oto-sanayi ziyareti kuralına bağladım. Her gün giderdik nerdeyse, özellikle yaz tatillerinde oto-sanayi benim için bir eğlenceydi. Yüzlerce araba, bir aksiyon, bir kalabalıklık ve herkes de telaş. Kimi zaman ağır küfürler kimi zaman ise gökyüzüne yükselen kahkalar. Sürekli gittiğimiz bir motorcu vardı. Eski aracımız da sürekli arıza yapar yapmasa bile bize feyk atıp öyleymiş gibi gösterirdi. O dükkanda "arap" dedikleri bir kalfa-çırak ortası benim yaşıtımda bir çocuk vardı. "Arap" yıllar boyunca benim için uyarı niteliği taşıdı. "Okumazsan seni arap gibi sanayiye veririz, Bak arap'a sen de böyle olma, çalış ve oku." Bu tarz uyarılar ve ultimatomlar sayesinde serserilik yapmadan ortaokulu da bitirdim. Arabayı sattık, babamla aram bozuldu ve ben arap'ı tekrar görmedim. Naptı o gözü yüzü toz içindeki çocuk bilemedim. Taa ki geçen gün babamın arkadaşlarıyla konuşurken. Bizim arap, memleketine, Erzurum'a dönmüş. Renault genel servisi'nde önce mekaniker olarak başlamış sonra da genel mekanik sorumlusu olmuş. İşi geliştirmiş bir de galeri açmış. Arada İnegöl'e gelir, o motor dükkanındaki ustasını hal-hatır edermiş.

Şimdi ben bu hikayeyi niye anlattım ? Gerçekten iyi bir cevabım yok ama siz yine de "aman siktir et, facebook'ta ne var acaba" moduna geçmeyin, biticek birazdan zaten sorun yok. Her neyse, şimdi olay şu. Öncelikle gerçekten ama gerçekten kimseyi kendinizden daha şanssız ya da şanslı görmeyin. Hayatta elde edebileceğiniz başarılar nerede ve hangi şartta olursanız sizin elinizde. İster okul okuyun isterse kuytu bir oto dükkanında kalfalık yapın. Eğer gökyüzüne doğru baktığınızda hayal kurabiliyorsanız etrafınızdaki dört duvarın ne olduğunun önemi yoktur.

Yeni bir gün başlamak üzere ve her şey sizin için tekrardan başlıyor. Atacağınız her adım sizin elinizde, ne kadar şansınız yaver gitmese de, kader ve hayat ne kadar kalleşlik peşinde de koşsa. bugünü iyi bir gün yapmak sizin elinizde. Savaşı kazandığınız sürece kimse muharebeleri hatırlamaz.

Değer verdiğiniz her şeye sımsıkı sarılarak, bugün biraz daha çabalayarak. Bugünü daha iyi bir gün haline getirin. 

Ve bir gece bugünleri hatırladığınız da gülümseyebilin. Keşkeleriniz olmadan ...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder